Blog

Kaliteli Çeviri İçin İpuçları


Kaliteli Çeviri İçin İpuçları
Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz üzere, çoğu insan çeviri yapmanın ; kaynak ve hedef dilde konuşup yazabiliyor ve anlayabiliyor olmaktan ibaret olduğuna dair yanlış bir kanıya sahiptir. Oysa ki çeviri, ince elenip sık dokunması ve tüm duygu, düşünce ve ifadelerin gerçekten işaret ettiği anlamlarla bütünlenmesi gereken zorlu bir süreçtir. Kelimeler ve kelimelerin oluşturduğu cümleler, hedef ve kaynak dil arasında doğrudan çevrilirse, çoğu noktada anlam bütünlüğü yitirilmiş olacak ve okuyucuya aktarılmak istenen asıl duygu ve düşünceler havada kalacak ; hatta daha da kötü bir senaryoda, yanlış bilgilendirme ve yönlendirmelere sebebiyet verecektir.


     Bu makalemizde sizlere, "yazılı çeviri” hakkında ipuçları vermeye ve kaliteli bir çeviri hizmeti sunabilmek için nelere dikkat edilmesi gerektiğine işaret etmeye çalışacağız.


     Kelimeleri değil, anlamları tercüme edin.


     Yazımızın giriş paragrafında da belirttiğimiz gibi, kaynak ve hedef dil arasında, kelime bazlı çeviri yapmak, çeviriye yeterli anlamı katmayacaktır. Elbette çevirinin yapılabilmesi için öncelikle kelimelerin, diller arasında karşılıklı çevirisi icap eder, fakat bu kendi başına yeterli değildir. Eş anlam, mecaz, deyim vb dilbilgisi kurallarından ya da coğrafi gelenek göreneklerden türeyen birtakım deyişler, çevirmenin deneyimi ve çeviri yaptığı dillerin kültürü hakkındaki bilgisi ile pekiştirilmeli ve nihai çeviri yapılmalıdır.


     Zekanıza ve idrak kabiliyetinize güvenin


     Çeviri yapmak, bazı zamanlarda fikir yürütmeyi ve algınızı zorlamayı da gerektirebilir. Çevirmen, çok genel geçer konularda çeviriler yapabileceği gibi ; yoğunlukla teknik bilgi gerektiren içeriklerin de çevirileriyle yüzleşebilir. Bu gibi durumlarda tavsiyemiz, öncelikle metnin bütününe göz gezdirilmesi ve anlatılanlar hakkında genel bir fikir sahibi olunması, yeterli olmaması halinde benzer içerikli yazıların araştırılması ve örnekleme yapılmasıdır. İşte bu noktada çevirmenin araştırma ve idrak etme yetenekleri de ön plana çıkar. Dolayısıyla çevirmen, gördüğünü çeviren değil ; aynı zamanda üzerine düşünen ve zekasının yönlendirmeleriyle en doğru anlamı çıkaran kimsedir.


     Yaptığınız çeviriyi uzman birine gösterip, anlaşılırlığını sorgulayın


     Çoğumuz, içeriği ve sonucunda ortaya çıkan olgu her ne olursa olsun ; içinde kendi fikirlerimizi ve emeğimizi barındıran çalışmalara eleştirel gözle bakamayız. Yani kişi, kendi yanlışlarını üçüncü bir gözden göremez, görmek istemez. Çeviride de benzer durum söz konusudur. Harfler, kelimeler, cümleler, sayfalar içinde boğulurken yazdığınız onca satırlık çeviri sizin için anlamlı bir bütünü ifade ediyorken, üçüncü bir kişi için gerçekten de hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir. Koca bir emeği hiç etmemek ve anlam bütünlüğünü koruyarak sona ulaşmak için, çevirinizi hem kısım kısım hem de bir bütün olarak, konusunda uzman bir çevirmene gösterip değerlendirmesini talep edebilir, ve elde edilecek bulgulara dayanarak gerekli düzeltmeleri sağladıktan sonra daha tutarlı ve amacına uygun çeviriler yapabilirsiniz.


     Yeteneklerinizle örtüşmeyen konularda çeviri yapmayın


     Ne yazık ki toplum olarak "bilmiyorum” kelimesini neredeyse hiç telaffuz edemediğimiz ve hemen her konuda fikir sahibi olmak zorunda hissettiğimiz gibi ; belirli konularda da yeteneklerimizi zorlamaktan ve kendimizi ispat etme çabasından da kaçınamıyoruz. Çeviri işleminde dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de işte bu. Yani, içeriği hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığınız konularda sadece gelir amaçlı olarak çeviriye kalkışmanız, sizin için beklenmedik sonuçlar doğurabilecektir. Düşünün ki, uzun yıllar boyunca ilaç prospektüsü ya da kullanım kılavuzu üzerine çeviriler yapmışsınız ve sizden bir gün anayasa maddelerine ilişkin bir çeviri yapmanız talep ediliyor - ki o güne kadar hiçbir hukuki çeviri deneyminiz de mevcut değil. İşte böyle bir durumda sağlıklı olan, sadece "bilmiyorum” deyip, uzman olduğunuz alanlara yönelmekten vazgeçmemektir. Herşeyden biraz bilmektense, bir ya da birkaç konuda uzmanlaşmak, hem normal yaşantımızda hem de çeviri deneyimlerimizde bize daha büyük katma değerler sağlayacaktır. 


     Yeteneklerinizi ve deneyiminizi asla hafife almayın


     Çeviri işleminde henüz yeniyseniz ya da gelişme aşamasındaysanız ve çevrenizde birçok uzmandan yardım alırken onların kabiliyetleri karşısında kendinizi zayıf hissediyorsanız orada durun ! Hiç kimse yürümeyi, koşmayı, ya da konuşmayı dünyaya geldiği ilk gün başaramadı. İnsanlar, belirli yetenekleri edinmek için temel yapı olarak eğitime ve ardından da uygulamaya ihtiyaç duyarlar. Eğitim kısmında teorik bilgiler zihne işlenirken, uygulama kısmında ise öğrenilenler pratiğe dökülür. Sürekli olarak tekrarı yaşanan bu sürece, olağan ve olağandışı etkenler de eklenerek "deneyim” ortaya çıkar. Her iş kolunda olduğu gibi çevirmenlik de bol uygulama ve deneyim gerektirir. Deneyimleri oluşturan olaylar bütünü ise geniş bir zaman dilimine yayılır. Bu nedenle, çeviride başarılı olmak istiyorsanız sabırlı olmalı, kaleminizi ve zihninizi fazla soğutmadan, temponuzu kaybetmeden çalışmalarınıza odaklanmalısınız. Her yeni çeviri, hem bireysel hem de ticari yaşamınız için bir deneyim olacak ve kazanımlarınız sayesinde siz de bilgisine başvurulan bir çevirmen olacaksınızdır.


     Unutmayın ! Yazılı çeviri yaparken hızlı reaksiyonlar vermenize gerek yok. Çeviriyi zamana yayabilir, metin üzerinde düşünebilir, kendinize ve çevirinin yapısına uygun bir metod belirleyip yol haritası çizebilir, sözlüklerden, basılı ve dijital birçok kaynaktan faydalanabilir, ya da konusunda uzman olan birine danışabilirsiniz. Önemli olan, anlatılmak istenilenleri olduğu gibi ve anlaşılır bir dilde aktarmaktır. 

 

Yorumlar (0)

Yorum bırakın

Güvenlik Kodu: 63467

Bu sayfayı paylaş